Özgürlüğün Resmi

Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın.
Fırsat bulduğu her haftasonu, babasını ziyaret için, annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.
Yine bir ziyarete giderken, babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.
Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmeyip oracıkta yırttılar.
Çok üzülmüştü küçük kız ... Babasına anlattı bunu, o da, " Üzülme kızım, yine çizersin, ama bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu? " dedi.
Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu;
" Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?
Küçük kız babasına eğilerek, sessizce:
"Hşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri !..
6/30/2009 | Kategori: Diger | Yorum (0) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti
Her Giden Ardından Bir Bekleyen Bırakır
Bazen de "bekleme hayatına devam et" der...
Bu bekleme demenın ardında bır
beklenme isteği vardır hep...
Nedense herkes bırı tarafından beklenmeyı özler.
Özlenmeyi özler, ya da birinin hayatında hep var olmayı bilmektir güzel olan.

Dönmeyeceğini bile bile...
Gelmeyeceğini bile bile...
Sevmeyeceğini bile bile...
Ve bekler...
Ta ki bir gün artık ümitler kesilip,
yolların tamamen ayrı olduğu fark edilene kadar...
Ve belki de hiç sevilmediğinizi fark edersiniz.
En acısı da budur ya! zaten. Sevilmeden sevdiğinizi fark ettiğinizde
beyninizi yer binlerce soru... Başlarsınız cevabı besbelli olan sorulara kendinizce cevap aramaya...

Oysa unutursunuz bir şeyi,
"Aşk Sorgulanmadan Yasanmalıdır..."
Ağlamak sizin için kacınılmaz bir seçimdir. Ağlarsınız herşeye ve her
olaya...
Gördüğünüz her şeyde "onu" ararsınız...
Aynadaki görüntünüzde bir yansıma, sokaktaki köşe başında bir kucaklasmadır...
Yağan yağmurdur, denizdeki yakamozdur "o", gecelerin ayı, gündüzlerin güneşidir "o"

Başkaca diyebileceğiniz bir şey kalmamıstır çünkü...
Tıpkı yüreğinizi sizden aldığı gibi giderken cümlelerinizi de götürmüştür yanında...
Ve Ayrılık Urganı kalır boynunuzda "yağlı bir ilmek gibi..."
Durdu sanırsınız dünyayı, ha battı ha batacak...
Ama ne dünya durur ne de o ilmek çekilir...
Hayat devam ediyordur ve bu çarkın içinde sizi de bilmediğiniz başka
diyarlara sürüklüyordur...
yüreğinizde... Bir şarkida, bir şiirin içli mısralarında ve belki de bir sözde kanamaya hazır bir yaradır o artık...
6/13/2009 | Kategori: Diger | Yorum (0) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti
Gönlümün Sonbaharı Sevdamın Eylülü

Haberin var mı sevgili?
Boğazıma yıldızlar dökülüyor
Adını ağzıma alsam çölleniyor dudaklarım
Çatlıyor mecnun hüzünlerim
Bir yanım çöl
bir yanım Leyla benimAteş denizindeki rıhtımıma yalnızlık demirliyor
Kim bana sular getirecek bilmiyorum…
Karanlığıma sızan bir ışık oldu gözlerin
tel örgülerle çevrili yüreğime dokundu ellerin. Kapım aralandı
en deli köşem; bir sızıntı aydınlıkla yıkadı yüzünü. Ve sen sevda
sen özlem
hoş geldin buz gibi ellerime. Neyin varsa topla hadi sevdanın ateşini yak yüreğimin tam orta yerine cayır cayır. Aşk yok desem de aldırma sen bana. Aşk eskilerden kalma al bir yazma gönlümün gergefinde. Üzerine nice çiçeklerini işledim sevdanın
gece yıldızlarının özlemini nakışladım durdum
kenarını oyaladım zamana
bir türlü bitiremedim bu al yazmayı yar. O yüzden bilemem nicedir aşklar. Rengarenk yağmurlarla ıslansın saçlarım
bıktım bu karanlık yalnızlıktan. Hüzün fasıllarının deminde yar tadındaki özlemlerle boğsan da beni; söktüm işte içi boş yüreğimi
ışığına uzattım ellerimi. Tılsımını kaybetmiş minik yüreğimi al ellerimden; canım senin bundan gayri. Ne ömür biçersen razıyım sevdadan yana boynum kıldan ince sevgili. Gözlerimin ağlayan nazlı bebeklerini sustur
mutluluğun sesini duyur bana. Aşka tomurcuklanan güllerimi avuçlama sakın sevgili. Korkarım
kıyamam ellerin kanar. Zerre karanlık kalmasın gecelerimde adın dilimde dua oldukça. Hiç hesapta yokken bulut bulut sana yönlenir gülüşlerim. Yıllarca seni bekleyişim yağar üzerine sevgili.Sevdalara açılan kapıyı daima kapalı tut sen. Lakin elimde bir hediye ile sana geldim sevgili
aç yüreğini ardına kadar sonbaharın giriş kapısıdır eylülüm. Sevdanın gömleğini ellerimle iliklerken tenine
özlemin ateşi ile yanacaksın
suskunluğuna ve dalgınlığına gömülme sakın. Küllenmiş olsa da yüreğin
alevlerimin dansına bırak kendini
yanmalısın. Korkma her yanışın ardından dupduru bir su olup serinleteceğim seni. Sen yorulma ben gelirim sevgili ama yapraklarımdaki kırağı yalnızlıklardan koru beni sevdanla. Eteğimdeki kır çiçeklerini gönlünün zenginliğine sür
hercai olma. Yıldızları kopar gökyüzünden saçlarıma iliştir nefesinle. Sevdaya uzanan elim ol
mutluluk şarkıları söyleyen dilim ol. Sevdanın sonsuzluğunu hesap ederken; ağzımın tadı
deli kız türkülerindeki gönlümün gülü ol yar. Katran karası gecelerde
kahrolası bir yalnızlığın koynunda duran yüreğime; seni yaşama aşkını çok görme. Coşkun akan ırmakların yatağı daralırken aynı denize koşmalıyız ikimizde.Baştan sona diken dolu iken geceler bulutlara kanı karışır sevdalı türkülerin. Türküler boğulur
güfteler silinir
teli kopar bağlamanın. Kimsenin duymadığı her tınıda sen büyürken içimde bırak ben küçüleyim; varlığın yokluğuma karışsın sevgili. Çayında aaaif çatan minik bir şekeri kıskanayım bırak
bırak ağzının tadı olayım. Gönlünün sonbaharı
sevdanın eylülü olayım izin ver. Filizlenmeliyim
ışığını ver. Gecelerime son verecek sabahları yakala eteğinden. Yüreğim avuçlarımda… Denizler kurudu
geceler üşüdü her kalp atışımda
ellerim titriyor bak. Yüreğimi bırakacak bir avuç; teslim olacağım bir sevdaya esir aramaktayım. Hadi gel sevgili. Hayatın öbür ucunda bırakma beni. Issızlaşmasın gecelerim
yetim kalmasın şarkılar
sadece bir düş olsa da her zaman aşk kazansın. Haberin var mı sevgili?Geceler ellerinden tutmak istiyor göz yaşlarımın. Güzümün yaprakları dağılıyor rüzgarınla. Aşık olmak hünerse
kılavuzu ol gönlümün.Vurgunlarda yüreğim
Yüreğimin son arzuları ellerinde sevgili…Kurşuni bir gelinlikle şiir oldum geldim sanaYine anlatamadım seniDuyuyor musun çıldırtıcı sükutumu…Sustum.Ne gerek var söze
seni anlatamadıktan sonra…Sustum yine sevgili.Eyvallah…6/13/2009 | Kategori: Ask Hikayeleri | Yorum (0) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti
Sen Mükemmelsin
Bu sefer, konusmacu "Peki bunu yaparsam?" dedi ve $ 20 i yere atti onun üstüne basti, ezdi, pisletti ve para simdi pis ve burusuktu, fakat eller yine havadaydi ve o parayi herkes istiyordu. Ve konusmaci söyle dedi "Arkadaslarim burada çok önemli bir sey ögrendiniz. Burada paraya ne yaptiysam hiç önemli degil onu yinede istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptigim seyler onun degerini düsürmedi, o hala 20 dolar!"
Hayatimizda çogu kez verdigimiz kararlar veya hayat sartlari nedeniyle hirpalanir, canimiz acitilir, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötu hissederiz, fakat ne oldugu yada ne olacagi önemli degil, hiçbir zaman degerimizi kaybetmeyiz, temiz yada pis, hirpalanmis yada kirilmis, bunlarin hiçbiri önemli degildir.
Seni sevenler senin ne kadar degerli oldugunu her zaman bileceklerdir, hayatimizin degeri ne yaptigimiz, veya kimi tanidigimizla degil kim oldugumuzla alakalidir.
Sen mükemmelsin, bunu asla unutma. Her zaman elinde olanlari düsün olmayanlari degil...
6/9/2009 | Kategori: Diger | Yorum (0) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili
Ask bu dünyanin ölçüleriyle açiklanamaz sevgili. O ilkel bir acidir, yaban bir agridir. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir seye dokunur. Sonra bir perde açilir ve yolculuk baslar. Bu yolculukta artik para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular yoktur. Askin kendi gerçekligi vardir sevgili. Insan bir baska isiga teslim olur...
Askta yarin yoktur sevgili. Zaman ileri dogru degil, içeri, yüreklere, derinlere dogru islemeye baslar. Insan korkusuz olur, daha derinden anlamaya baslar, bilgelesir. Hiç bilmedigi sezgileriyle bulusur. Yükü çok agirdir, kendiyle bulusmustur. Hem disindadir dünyanin, hem de ta ortasinda.
Hindistan’da Ganj Nehri’nin kiyisinda yakilan yoksul adamin hissettikleri de onunladir, yitirdikleri de... New York’ta, bir sokakta, kartondan kulübesinde yasayan kadinin çiplak yalnizligi da. Her sey onunladir, ona emanettir sanki, ama o, çildirtici bir yalnizlik içindedir yine de...
Askin kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanimiza karisan ilkel aci, o yaban agriyla hiçbir kitabin yazmadigi hakikatlere daha yakinizdir, inan...
Kim demisti hatirlamiyorum, ask varligin degil, yoklugun acisidir diye. Belki de bu yüzden ilk gençligimde, o yogun âsik oldugum yillarda, gözüme uyku girmez, dudagimda bir islikla bütün gece sehri, o karanlik, o hüzünlü sokaklari dolasir, insanlari uykularindan uyandirmak isterdim. Uyanip, içimde derin bir siziyla uyanan o derin sancinin acisina ortak olsunlar diye...
Ask çok eski bir seydir sevgili. Onun içinden o çileli çocuklugumuz geçer. Sevdigimiz insanlarin çocukluklari da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasiz yatililar geçer. Ve sonra ask bütün bunlari alir, daha da eskilere gider, hep o ilkel aciya, o yaban agriya...
Insan bazen nedensiz yere umutsuzluga kapilir. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanir. Bazen denizler, kiyilar çeker insani. Insan bu kapilmayi anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yasanmasindan korkulup vazgeçilmez asklarin sizisidir bu. Bu sizi, bu yenilgi mevsimlerle yillarla devredilir baska insanlara. Bir insanin yaptigi bir hatanin tüm insanlara yayilmasi gibi...
Iste simdi biz de sevgili, ya olmadik zamanlarda umutsuzluga kapilip, solugu evlerde alacagiz, ya da denizler, kiyilar çekecek bizi. Nasil biz baskalarinin korkakligini tasiyorsak, baskalari da bizim korkakligimizi tasiyacak, yenilgimizi, umutsuzlugumuzu...
Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular baslayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse ask yoktur ve hiç olmamistir sevgili. Birbirimizi kandirmayalim...
Hadi güne hazirlan. Yasadiklarimizi unutmaya çalis. Ask bize güvenip verdigi büyüsünü, sirlarini, cesaretini, bilgeligini ve o ilkel, o yaban agrisini geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üsüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarin olacak...
Askta yarin yoktur sevgili...
Cezmi ERSÖZ
6/9/2009 | Kategori: Ask Hikayeleri | Yorum (0) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti


