Quickribbon !...-·=»‡«=·-ѕєянαт-нσşgєℓ∂ιη -·=»‡«=·-..!




Turgut Özal

http://www.devletarsivleri.gov.tr/yayin/genelmd/basbakanlik/images/mustesarlar/image033_ozal.png

Turgut Özal Malatya'da doğdu. 1950 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu. 1952 yılında A.B.D'ne giderek ekonomi tahsili gördü. Türkiye'ye döndükten sonra Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcısı oldu ve Türkiye'nin elektrifikasyonu ile ilgili projelerde çalıştı. 1961-62 yılları arasında askerlik hizmetini Milli Savunma Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu üyesi olarak ifa etti ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulmasına katkıda bulundu. Bu sırada, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde ders de verdi. Bir süre Başbakanlık Teknik Uzmanlar Kurulu Üyesi olarak çalıştı ve 1967-71 yılları arasında da Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini yürüttü. Ekonomik Koordinasyon Kurulu, Para ve Kredi Kurulu, RCD Koordinasyon Kurulu ve AET Koordinasyon Kurulu başkanlıklarında bulundu. 1971-1973 tarihleri arasında Dünya Bankası'nda danışman olarak çalıştı. Türkiye'ye döndükten sonra çeşitli sınai kuruluşlarda çalıştı ve 1979 yılı sonlarına doğru Başbakanlık Müsteşarı olarak atandı. Aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini de vekaleten yürüttü. 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra kurulan hükûmete ekonomik işlerden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atandı. 1982 yılında bu görevinden istifa etti. 1983 yılında Anavatan Partisi'ni kurdu ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisinin başarılı olması üzerine hükûmeti kurmakla görevlendirildi ve böylece Türkiye'nin 19. Başbakanı oldu. 1987 yılında yapılan seçimler sonrasında tekrar hükûmet kurdu ve başbakan olarak görev yaptı. 31 Ekim 1989'da TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin 8.Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve 9 Kasım 1989 tarihinde bu görevine başladı. 17 Nisan 1993 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle görevi sırasında vefat etti .

8/24/2007 | Kategori: Devlet Buyukleri | Yorum (yok) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti

İsmail Cem




İsmail Cem (1940 - 2007)


1940 yılında İstanbul’da doğan İsmail Cem, 1959 yılında İstanbul Robert Kolej, 1963’te de Lozan Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde Siyaset Sosyolojisi dalında master yapan İsmail Cem, 1963 yılından itibaren çeşitli gazetelerde yazı işleri müdürlüğü, genel yayın müdürlüğü yaptı.

Daha genç bir gazeteciyken yazdığı “Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi” adlı kitapla özellikle sol çevrelerde büyük yankı uyandıran İsmail Cem, 1974’te Ecevit Hükümeti sırasında TRT Genel Müdürlüğü’ne getirildi.
 
 

Bu dönemde TRT’de önemli atılımlar yaptı. Türkiye’nin tek tv kanalı olan TRT’de nitelikli belgeseller, dizi filmler ve filmler yayınlandı.

Ancak TRT’daki bu yenilikçi atılım muhafazakar çevrelerin tepkisini çekti.

Muhalefet partileri tarafından büyük tepki toplayan Cem, 1’inci Milliyetçi Cephe hükümetinin gelişiyle TRT’deki görevinden ayrıldı.

Daha sonra çıkardığı sosyalist eğilimli “Politika” gazetesi 12 Eylül’le birlikte yayın hayatına son vermek zorunda kaldı.

1980 sonrasında Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de aktif siyasete atılan Cem, 1987 ve 1991 seçimlerinde İstanbul’dan milletvekili seçildi.

Deniz Baykal’ın liderliğini yaptığı “yeni sol” akımını kavramsallaştıran Cem, 1995 seçimleri arifesinde önemli bir tercih değişikliği yaptı ve DSP’ye katıldı.

Ecevit’in Kayseri’den aday gösterdiği Cem’i harcamak istediği ileri sürüldü, fakat Cem aktif bir kampanya yürüterek daha önce hiçbir bağının olmadığı Kayseri’den milletvekili seçildi.

Ecevitler tarafından DSP Meclis Grup Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Cem, asıl başarısını yurtdışında gösterdi. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Sosyalist Grubu Başkanvekilliği’ne seçildi.

1995’te kurulan 50. hükümette Kültür Bakanlığı yapan Cem, 30 haziran 1997’de Dışişleri Bakanlığı’na getirildi.

11 Temmuz 2002 tarihine kadar Dışişleri Bakanlığı yapan Cem, cumhuriyet tarihinde bu görevi en uzun süre yürüten bakanlar arasında yer aldı ve Dışişleri’ndeki parlak kariyeriyle dünyada Türkiye’nin batılı yüzü olarak tanındı. Özellikle Yunanistan’ın ile ilişkilerin geliştirilmesinde büyük rol oynadı. Hatta, Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu ile birlikte 2000 yılında dünyada ‘Yılın devlet adamı ödülü’nü aldı.

2002 yazında Ecevit’le yollarını ayıran İsmail Cem, Hüsamettin Özkan, İstemihan Talay ve DSP’den kopan diğer milletvekilleriyle ile birlikte Yeni Türkiye Partisi’ni kurdu.

İlk hayal kırıklığını Kemal Derviş’in CHP’ye katılmasıyla yaşayan Cem’in partisi 3 Kasım seçimlerinde yüzde 1 oy alarak barajın altında kaldı.

Seçimlerin ardından akciğer kanseri tedavisi için ABD’ye giden İsmail Cem ile CHP Genel Başkanı Baykal arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri CHP ile YTP arasında birleşmeye giden yolun ilk adımını oluşturdu.

Baykal’dan gelen birleşme teklifini kabul eden Cem, YTP’nin Ekim 2004 ‘te son kez yapılan kurultayına katıldı.

Cem, CHP’nin 29 Ocak 2005’teki olağanüstü kurultayının ardından genel başkan başdanışmanlığına getirildi.

8/24/2007 | Kategori: Devlet Buyukleri | Yorum (yok) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti

Cevdet Sunay (1899 - 1982)

Türkiye Cumhuriyeti beşinci cumhurbaşkanı olan Sunay Trabzon'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzurum, Kerkük, Edirne ve Kuleli Askerî Lisesi'nde yaptı. Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917 yılında, subay adayı olarak eğitim kampına katıldı. Aynı yıl Filistin cephesinde görev aldı. 1918 yılında Mısır'da İngilizlere esir düştü. Esaretten döndükten sonra, Kurtuluş Savaşı'na katılarak, Güney cephesinde görev aldı. Sonradan Batı cephesinde görevini sürdürdü. 1927 yılında Harp Okulu öğrenimini tamamladı. 1930 yılında Harp Akademisi'ni bitirdi. Silahlı Kuvvetlerde çeşitli görevler alarak 1949'dan itibaren Generallik rütbelerinde hizmet verdi. 1960 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevine atandı. 1966 yılında, bu görevinden ayrılarak Cumhurbaşkanlığı kontenjan senatörlüğüne seçildi. Cemal Gürsel'in rahatsızlığı sebebiyle görevden ayrılması üzerine, 28 Mart 1966'da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin beşinci Cumhurbaşkanı seçildi. Yedi yıllık görev süresini tamamladıktan sonra 1973 yılında Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı. 22 Mayıs 1982 yılında vefat etti.

8/24/2007 | Kategori: Devlet Buyukleri | Yorum (yok) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti

Salih Çelebi

Fakîh bir devlet adamı Celâlzâde Sâlih Çelebi
 
Büyük âlim ve devlet adamı Celâlzâde Sâlih Çelebi, medrese tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul’da İbn-i Kemâl Paşanın derslerine devâm etti. Meşhûr hattât Şeyh Hamdullah’tan hat sanatını öğrendi. Yazısı çok güzeldi. Bir taraftan ders okuyup, bir yandan da hocası İbn-i Kemâl’in bâzı eserlerini temize çekerdi. 1520 senesinde Kânûnî Sultan Süleymân’ın tahta çıkmasından sonra Celâlzâde, İbn-i Kemâl’in yanından ayrılarak, pâdişâhın hocası Hayreddîn Efendiye talebe oldu. Ondan icâzet, diploma aldıktan sonra, Edirne’deki Sirâciyye Medresesine müderris tâyin edildi. Sonra çeşitli vilayetlerde kadılık yaptı...
Çok cömert bir zat idi..
Sâlih Çelebi, yumuşak huylu, temiz kalbli, vefakâr ve birâderi Mustafa Çelebi gibi çok cömert idi. Gerek kâdılığı zamânında ve gerek emekli bulunduğu zamanda, fakirlere, akrabâsına ve civârındaki muhtaçlara yedirir, içirir, elbise ve para vermek sûretiyle yardım ederdi. Sanki fakirler babası gibiydi. Her gece sofrasında dostları ve talebelerinden misâfirleri bulunurdu.
Sâlih Çelebi, elli yaşını geçtiği hâlde, dînî çalışmalarına mâni olur diye evlenmedi. Daha sonra Mısır Kâdılığı esnâsında, annesi tarafından verilen bir câriye ile evlenerek, bundan İshak adında bir oğlu oldu. Bu çocuğun on yaşlarında vefât etmesi, Celâlzâde’yi çok müteessir etmiş ve bu üzüntüsü sebebiyle, manzûm olarak kısa bir zamanda Leylâ ve Mecnûn hikâyesini kaleme almıştır.

“Dünyâ denen ülke!..”
1563 yılında vefât eden Sâlih Çelebi Eyüp Sultan Nişanca’sında birâderi Mustafa Çelebi’nin yaptırdığı câminin bahçesinde yol kenarında defnedildi. Vefat etmeden önce söylediği bir şiirinde, günümüz diliyle şöyle diyor:
“Dünyâ denen ülkenin durağı geçici imiş./ Emir, vezîr ve pâdişâhların hepsi buradan geçer./ Ölümsüz ve hayy olan Allahü teâlânın takdiri erince toprağa izzet ve mevkî sahiplerinin tohum gibi düştüğünü görürsün./ Allahü teâlânın yardımı ile bu eşsiz kardeşe fazîlet, irfan ve ilim asker olmuştu./ Bu zamanda o, âhiret tarafına yöneldi, ona Hakk’ın rahmetinden lütuf dile...” 

8/24/2007 | Kategori: Devlet Buyukleri | Yorum (yok) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti

Adnan Menderes

1899 yılında Aydın’da doğdu.Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler’den Tevfika Hanım’dır.Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti.Onu anneannesi büyüttü.Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji’nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için çeşitli mercilere müracaat etti.Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı.Bayar’la böyle tanışmış oldu.

Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitiren Adnan Menderes Birinci Dünya Savaşı sırısında yedeksubay olarak askerliğini yaptı.Aydın’da bazı arkadaşlarıyla birlikte Ayyıldız Çetesi’ni kurdu.Daha sonra Söke’de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı.Savaştan sonra İstiklal Madalyası aldı.

Ali Fethi Okyar tarafından 1930 senesinde kurulan ancak kısı sürede kapatılan Serbest Fırka’nın Aydın teşkilatını kurarak başkanı oldu.Bu parti kapatılınca CHP’ye girdi ve 1931 yılında bu partiden Aydın milletvekili seçildi.

1945 senesine kadar TBMM’de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti’nin getirdiği Toprak Kanunu tasarısını şiddetle tenkit ederek komisyondan istifa etti.Partide yaptıkları muhalefetten dolayı bir süre sonra Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945’te ihraç edildiler.
Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti.Bu hareketler Demokrat Parti’nin 7 Ocak 1946’da kurulmasına sebep oldu.1946 seçimlerinde Demokrat Parti’den Kütahya milletvekili olarak meclisi girdi.Celal bayar’dan sonra ikinci adam durumuna geldi.14 mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5’ini alarak iktidar oldu.On senelik DP iktidarının tek başbakanı oldu ve o döneme damgasını vurdu.İktidarı zamanında 5 hükümet kurdu.Bu on senelik zaman içinde Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu.Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı.Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı.
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi.Yassıada’ya hapsedildi.Milli birlik komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca idama mahkum edildi.Yassıada tutuklu bulunduğu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldı.17 Eylül 1961 tahinde İmralı Ada’da idam edildi.

8/24/2007 | Kategori: Devlet Buyukleri | Yorum (yok) | Yorum yaz! :: | Kalici Baglanti

:: Sonraki »